SMK Madde 25

Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi

(1) 5’inci veya 6’ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.
(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.
(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Marka hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.
(4) Bir marka, 5’inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.
(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.
(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.
(7) 6’ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19’uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19’uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.

GEREKÇE

Madde ile, bir markanın hükümsüzlük hâlleri 2015/2436 sayılı AB Direktifi ve 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğü doğrultusunda yeniden düzenlenmiştir.
Maddenin birinci fıkrası ile hangi hâllerde markanın hükümsüz sayılacağı, ikinci fıkrası ile markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden kimlerin talep edebileceği belirtilmiştir.
Maddenin üçüncü fıkrası ile hükümsüzlük davasının dava tarihinde sicilde kayıtlı marka sahibine veya haleflerine karşı açılacağı ve bu davalarda Enstitünün hasım gösterilemeyeceği düzenlenmektedir.
Maddenin dördüncü fıkrası ile markanın hükümsüzlüğüne bir istisna getirilmiştir. Buna göre bir markanın, 5’inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da hükümsüzlük davasının açıldığı tarih itibarıyla kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetlere ilişkin olarak ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamayacağı düzenlenmiştir.
Maddenin beşinci fıkrası ile, hükümsüzlük nedenlerinin, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin olması hâlinde, sadece o mal veya hizmet ile ilgili olarak kısmi hükümsüzlüğe karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Kısmi hükümsüzlük kararı, marka hakkının tescil kapsamında yer alan mal veya hizmetlerin bir kısmına ilişkindir. Markanın tamamen hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde ise dava konusu yapılan marka tüm unsurları ile birlikte hükümsüz sayılacak ve karar, belirli bir sicil numarasıyla tescilli markanın bütün olarak hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ilişkin olacaktır. Marka örneğinde yer alan unsurlardan sadece birinin hükümsüzlük kararının verilmesinde etken olması halinde markada yer alan o unsurun hükümsüzlüğüne karar verilemeyecektir. Zira, mahkemenin münferit durumu nazara alarak marka örneğinde yer alan unsurların bölünmesi suretiyle markanın kısmi hükümsüzlüğüne karar vermesi halinde, marka mevzuatının diğer hükümleri ile uyumsuzluklar ortaya çıkmakta, bu durum başka marka sahipleri ile yeni ihtilaflar doğmasına sebebiyet vermekte ve yasaklanmış bir tescil fiilinin mahkeme kararıyla gerçekleştirilmesi sonucu doğmaktadır.
Maddenin altıncı fıkrasında 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğüne paralel olarak sessiz kalma nedeniyle hak kaybı hususu düzenlenmiştir.
Maddenin yedinci fıkrasında ise 6’ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19’uncu maddenin ikinci fıkrası hükmünün defi olarak ileri sürülebileceği ancak bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihinin esas alınacağı düzenlenmiştir. Ayrıca, hükümsüzlük kararının geriye dönük etkisine istinaden hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacı markası en az beş yıldır tescilli ise davacının ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19’uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlayacağı hükme bağlanmıştır.

Comment
Name
Email

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.